Yazmak neden böyle bilmiyorum. Düşünceler yazılınca kaybolup gidiyor sanki. Belki gerçekte anlamsızlar, ben sadece yazınca fark ediyorum. Mu...
Yazmak neden böyle bilmiyorum. Düşünceler yazılınca kaybolup gidiyor sanki. Belki gerçekte anlamsızlar, ben sadece yazınca fark ediyorum. Mu...
Beni Afilli Filintalar ile tanıştıran katharsis'e selam olsun. Yorgun bir sabahın ardından 12.45 vapuru ile Kadıköy'e geçmede...
Çok ciddi ön yargıları olan bir insanım ne yazık ki. Bunlardan biri de Rus edebiyatına olan ön yargım. Nasıl tarif edebilirim bilmiyorum ama...
İtiraf ediyorum ilk okuduğumda Günlerin Köpüğü 'nü pek sevmemiştim. Lise bir miydi, iki mi? G. vermişti bana al oku mutlaka diye. O zama...
Lise zamanında okul bahçesinde G.'nin elinde görmüştüm ilk defa Murakami'nin bir kitabını, Sahilde Kafka idi. Ama tanışmamız bu şeki...
... Bunlar bireysellikten vazgeçmiş gençlerdi, kişisel karar alma yetisini de, sorumluluğu da bir yana bırakmışlardı. Yalnız kalmaya uzun b...
Öğretmen, öğrenciler arıyor. Dünyayı kurtarmak için ciddi ve içten istek duyanlar. Bizzat başvurun. Hayatı boyunca bir öğretmen aramış a...
Don McLean - Starry, Starry Night Yine Van Gogh aşkım kabardı. Yalnızlığı ile barışı...
Dalgacılar Akademisi'nde atölye konularımızdan biri de Logoterapi idi. Viktor E. Frankl 'ın İnsanın Anlam Arayışı isimli kitabı ü...
Aylak diyorlar ona, bir işin ucundan tutmaz, bütün gün aylak aylak dolaşır diyorlar. Oysa ki o, hayattaki en zor iş ile meşgul : Düşünmek, g...
Ne kadar makineleşmişim, dedim. Sormayan, sorgulamayan bi şeye dönüşmüşüm. İnsan sadece mutsuz olduğunda mı sorar? Bir eksiği oldu...
Şu ana kadar neden İmkansızın Şarkısı hakkında bir şeyler yazmadık bilemiyorum. Oysa katharsis de ben de okuduk kitabı ve çok sevdik. Yetmed...
Bazı insanlar var ki, onlar hakkında yazmak-çizmek, onları övmek ya da ne kadar harika olduklarını falan anlatmak artık anlamsı...
" Çok güçlü bir büyücü, bütün bir ülkeyi yok etmek ister, o ülke halkından herkesin su çektiği bir kuyuya sihirli bir madde atar. Kuy...
Çoğu zaman değişken parametrelerden yorulduğumu söylüyor, kalabalıktan kaçıyorum. Hesaplayamadığım şeylerden, spontan gelişen olaylardan ürk...
Franz Kafka 'nın hikayelerinden biri olan Açlık Sanatçısı (Ein Hungerkünstler)'nda azalan ilgiye rağmen sanatını sürdürmeye çalışan...
Uzun süren "kitap okuyamama dönemleri"min birinden bu kitapla çıktım. Evet yine eskisi gibi kitabın kapağını açmaya üşendim, baş...
Peki neden yaz gecesi ruhu?
Gece, günün en büyülü saatleri değil midir? Gündüzün kaosundan sıyrıldığın, kendinle baş başa kaldığın, maskelerini indirme şansına sahip olduğun, kalabalıklarından arındığın saatler.
Her şeyi yapabilirmiş, herkese ulaşabilirmiş gibi hissettiğin, varolmaktan en çok keyif aldığın dakikalar.
Kendi dünyanda ördüğün ince bir duvarın ardında gerçek dünyayı kısa bir süre için geride bıraktığın, yalnız kalabildiğin, dünyanın aslında sadece sen olduğunu en iyi anladığın saniyeler.
Bu büyülü araf en çok da yazın bulur beni. Bu blog da bir yaz gecesi doğmadı mı zaten?
Şimdi söyle, yaz gecesi ruhunu sen de hissetmedin mi hiç?